U19 Milli Takımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
U19 Milli Takımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2011 Cumartesi

Küçük Adamların Büyük Futbolu

Eğer futbolun, sadece top peşinde koşmaktan ibaret olduğunu düşünüyorsanız, daha ilk satırdan bırakabilirsiniz bu yazıyı okumayı. Yok, eğer futbol topunun peşinde koşmaktan öte umutların da peşinde koşmak olduğuna inanıyorsanız evet, doğru yerdesiniz.

Futbolun ne olduğunu önce kendi içimde tartışıp sonra uzun uzadıya buraya yazmayacağım. Olaya direkt şuradan gireyim diyorum, ülkelerin süper liglerinden başka futbolları da var. “Nasıl yani?” dediğinizi duyar gibiyim. Durun biraz, hemen açıklıyorum.

 Bizim o çok sevip dilimizden eksik etmediğimiz futbol sadece süper lige çıkan A takımların oynadığı bir şey değil. Yani dünya üzerinde sadece bu adamların futbolu yok, bunu hepimiz biliyoruz. Öncelikle bu konuda anlaşalım. Asıl demek istediğim, var olan A2, U19, U17 gibi taptaze futbol takımlarına verilen önem ve değerin azlığı. “Koskoca lig, bu ligin de koskoca adamları dururken gidip onları mı izleyeceğiz!” diyebilirsiniz, haklısınız. Ama bu söylediğiniz, o tertemiz futbollu çocukların oynadıkları oyuna vakit ayıramayacağınızı kanıtlamaz. “Niye izleyelim?” kısmına gelecek olursak ise, asıl mesele o zaten. Bu çocukların futbolunu izleyin, sevin, değer verin. Çünkü onlar futbolu gerektiği gibi, layığıyla oynuyorlar. Bu adamlar futbolu seviyor, kirletmeden, çamur bulaştırmadan oynuyorlar.

Yazılarımın çoğunda bundan hep bahsettim aslında. Bana göre “Türk futbolunun kanayan yarası” alt yapıdır. Son iki-üç yıldır düzelme göstermeye başladı, kabul ediyorum ama hala gereken ilgiyi göremediklerini düşünüyorum. Bu “küçük adamlar” inanın bana, sahanın yeşilini paranın yeşiline değişen “büyük adamlar”dan daha fazla emek harcıyorlar. Umutları var bir kere ki bu bence her şeyden önemli. Futbola umutla bakmak ne demek, biliyor musunuz? Hayalinde yatan takıma ulaşabilmek, geceleri yattığında A takımda olduğunu düşlemek falan. İşte bunlar, sadece top peşinde koşuyor gözükmekten çok daha önemli şeyler. Bakın, futbol sevgisi diyorum. Yeteneği besleyen en büyük güçtür sevgi. Sonra çalışmak, inanmak bir de.

A2 Takımlarından yükselmiş, bugün bayıla bayıla izlediğimiz adamlar var. Geçmişte adını bile duymadığımız adamlar bunlar üstelik. Şimdi aynılarını bir başka futbolcular yaşıyor işte. Diyorum ki ben de, yaşatmayın. Önem verin, izleyin.

Mesela Fenerbahçe A2 takımından bir Eren Hoş var ki, o “büyük yıldız” dediğimiz ve milyonlarca para harcanan adamlardan çok daha temiz futbolu var. Daha önce hiç izlediniz mi onu? Ben izledim. “bunun burada ne işi var?” diye kendi kendime sorarak, defalarca izledim üstelik. Ardından uzun uzun araştırdım Eren’i. Biliyorsunuz, Fenerbahçe’nin yeni transferi. Tamam, düzeltiyorum bilmiyor olabilirsiniz. Küçük adamların futboluyla ilgilenmediğinizi unutmuşum. Ama bilmelisiniz. Bu adamın futbol kalitesini, onun direncini, takımını, formasını, futbolu sevmesini görmelisiniz. Sonra bizler de Eren ve onun gibi diğer kaliteli gençlerimizin yavaş yavaş A takımlara yükselişini görmeliyiz. Gelecekte Eren hangi takıma gider, hangi formaları sever bilmiyorum. Şimdilik tek bildiğim yaşıtlarından üstün futbol oynadığı ve daha uzun süre Fenerbahçe’de kalacağı.

Sadece Fenerbahçe değil elbet. Galatasaray’da mesela, bir Emre Çolak bana göre her şeyin üstünde. Öyle güzel dirençli bir futbolu var ki! Tüm ligi bırakıp sadece onu izlemek bile size futbolu sevdirebilir.

Daha önce bahsettiğim U19 Milli Takımımızdaki diğer gençler ve daha adlarını buraya yazmakla 
bitiremeyeceğim kadar genç futbolcu var. Genç ve kaliteli. Onların oynadıkları futbol değil sadece. Adeta ders veriyorlar abilerine. Futbolcu öyle değil, “böyle” olur diyorlar; centilmence hareket ediyorlar.

Futbol topunun eşliğinde hayallerinin de peşinden koşan küçük adamların büyük futbollarını takip edin. Pişman olmaz, sadece hayran kalırsınız.

2 Haziran 2011 Perşembe

Bir U19 Takımı Yetişiyor!





Süper Lig’in bitişiyle ortam sakinleşti, futbol bitti diye üzülenlerimiz vardı. Evvela transfer dosyası en hızlısından açıldı. Fenerbahçe’nin zorlu mücadelesini şampiyonlukla taçlandırmasının hemen ardından Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılma hakkı, büyük transferler yapmaya zorlayacağa benziyordu onu. Ancak sadece Fenerbahçe değil, diğer lig takımlarımız da bu çekişmeli transfere ortak oldular. Yani anlayacağınız ortamın sakinleştiği, futbolun bittiği falan yoktu. Zaten 1 Haziran itibariyle futbol severlere kapılarını açan Copa America heyecanın bitmesine en başta engel olanlardandı.
Bir de milli takım maçları var tabii, onların heyecanı tadından yenmez! Benim asıl bahsetmek istediğim ise U19 milli takımımızın katılmış olduğu UEFA U19 Avrupa Şampiyonası Elit Tur maçları ve bu maçlarda gösterilen performanslar…
Geçtiğimiz günlerde Makedonya karşısında aldığımız 3-1’lik galibiyetin mimarı Muhammet Demir’den bahsetmek istiyorum öncelikle. Milli takım içinde bir yıldız gibi parlayan Muhammet, takımın bel kemiği aynı zamanda. Hızlı ve kontrollü çıkışlarını gollerle taçlandıran Demir, geleceğinin parlak olacağının en somut sinyallerini vermiş oldu.
Uzun zamandır takip ettiğim bir diğer isim olan Gökay Iravul’a gelecek olursam ise, onun için söyleyecek çok sözüm var aslında. Denizlispor’un çimlerinden kalkıp Fenerbahçe’ye gelen, geldiği gibi de takıma, abilerine, futboluna, oyun düzenine ayak uyduran Gökay, geleceğin Emresi, Nurisi ve hatta kıyaslayamayacağım birçok futbolcusu. Yetenekleri bir yana, orta saha zekâsını maç içinde çok iyi kullandığı gibi tam bir takımadamı Gökay. Böyle genç bir yeteneğin Fenerbahçe bünyesinde bulunuyor olmasından duyduğum gurur ve mutluluğu tahmin edersiniz.
Antalya’da yapılan maçların ilkinde maça takımla başlamayan, ancak ikinci maçta formayı ta en başından kapan futbolcularımız için de söylenecek çok söz var. Ama ben özellikle şunu söylemeden geçemeyeceğim, bu çocukları izlemeyi gerçekten çok seviyorum! Bir Almanya U19 milli takımı mesela, şimdiden Alman futboluna yıldızlar büyütüyor. Gelecek senelerde  bizlerin yetiştirdiği bu çocukların daha neler yapacağına hep birlikte şahit olacağız. Asıl önemli olan, daha bu yaşta istikrarını ve disiplinini bozmadan böyle önemli maçlarda forma kazanmış olmaları.
Ben hepsini yürekten kutlayıp, başarılarının devam etmesini diliyorum. Hepsi oynasınlar, hep oynasınlar, bizler de güzel güzel futbollar izleyelim. Çıkarsız, kavgasız, dürüst ve temiz futbollara ihtiyacımız var zira…


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...