Şili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2014 Cumartesi

Şaşırt Bizi Brezilya!



Belki siz Brezilya'nın tur atlamasına sevinmiş olabilirsiniz. Ki sevindiyseniz zaten, şaşırmış olduğunuzu da pek düşünemiyorum. Ben ki, turnuva başından beri Brezilya heveslisiydim, şu maça kadar delicesine şaşırmayı bekliyormuşum meğer.

Ne dediğimi hiç anlamadınız sanırım ya da ben anlatamadım. Gelin, yeni baştan kısaca anlatayım ne demek istediğimi...

2014 Dünya Kupası ile ilgili kaç yazı yazdıysam, hepsinde keyifsiz futboldan yakınmıştım. (Ta ki James Rodriguez Uruguay karşısında olağanüstü iki gol atana kadar) Ama beni en çok üzen, Brezilya'nın o bilindikten uzak futboluydu. Yahu ne yavanlıktır bu böyle. Ne samba var ne harika gol!

Zaten bu garip futbolun sonuçlarını da, penaltının son dokunuşunda gelen turda görmüş olduk. 90 dakikanın 1-1 bitmesiyle, oldukça iyi direnen ve oynayan Şili karşısında, eli kolu bağlı kalan Brezilya, uzatmalarda da ondan beklediğimizi yerine getiremedi...

Her zaman penaltıları sevmişimdir. Ya da saçma sapan bir şekilde, maç içindeki heyecanları ve tehlikeleri seviyorum sanırım, her neyse. Maça dair soruları tek soru, ya Jara'nın penaltısı direğe takılmasaydı, o zaman ne olacaktı? Brezilya tıpış tıpış tribünlere doluşacaktı o vakit...

Şimdilik çeyrek finale kalan Brezilya oldu, bundan sonrasındaki futbol adımları, turnuvadaki kaderlerini ciddi ciddi belirleyecek.
Sevinmesine sevindim. Lakin şaşırdım da. Aptallık etme, sen Brezilya'sın! Son penaltıda çeyrek finale kalmak da nedir?

Dipnot: Şili'yi Dünya Kupasındaki güzeller güzeli performansından dolayı tebrikler ederim. Ama canım, cicim Şili... Madem geçemeyecektin daha ilerisine, neden eleyiverdin ki İspanya mı? Değdi mi beni üzdüğüne?

23 Haziran 2014 Pazartesi

Seyir Takipsizliği ve Dünya Kupası Keyifsizliği


2014 Dünya Kupasını takip ederken, aynı üst fotoğraftaki amca gibiyim. Hani şu, yanağında bayrak olan. Hazırlıklı gelmiş bakarsanız. Forması, bayrağı, her şeyi tamam. Ama yüzündeki o "niye buradayım ki ben?" ifadesi, her şeyi yerle bir ediyor doğrusu.

İşte ben de tıpkı böyleyim. Maçları takip ederken her şey yerli yerinde. Ama bir ruhsuzluk, isteksizlik hakim. "Aa, saat 7 olmuş. E maça bakayım bi..." şeklinde açtığımı düşünürseniz televizyonu, epey 'gönüllü' izlediğimi söyleyebiliriz!

Nedendir bilmiyorum ama. İspanya'nın erken elenişi mi dersiniz, tribündeki Maradona mı, DK'da olan bu takımlara olan zayıf ilgim mi, yoksa maçların yayınlanma saati mi, inanın kararsızım. Ama bir şekilde, beni tamamıyla kupaya bağladığını söyleyemiyorum hiçbir maçın ya da takımın.

Aah, ah! Nerede o Afrika'daki kupa... Tadından yenmiyordu yahu! Ardı arkası kesilmeden, her maç birbirinden heyecanlıydı. 
Eminim benden farklı düşünüp, bu kupayı hepsinden çok sevenler de vardır. Lakin benim gibi hissedip düşünenler varsa, bu eksik hissin sebebini buldukları vakit benimle paylaşmaları önemle rica olunur tarafımdan!

Şu mini 'isyan' yazımı bitirmeden önce, bu akşamki Hollanda-Şili maçı üstünden de, tamamen Dünya Kupası üstünden de, affınıza sığınarak bir sorum olacak:

Pardon da, futbol şöleni dediğiniz şey tam anlamıyla bu muydu yani?


Dipnot: Bir de, bu kupada kırılan ve kırılacak rekorlardan haberdarsınız değil mi? Keyifsiz falan diyorum ama bu da işin başka bir tarafı tabii. 

21 Haziran 2014 Cumartesi

Kazanan da Üzüyor!


Kaybedenlerin iç sıkan ya da kimilerimiz için burkan öykülerine geçmeden evvel, 21 Haziran maç gecesinin kazanan tarafına değinmek istiyorum: Messi!

"Soran olursa Messi attı dersiniz."

Tribünde, klavye başında, stat kenarında, televizyon önü ve karşısında kendisini yuhalayan onlarca kişi vardı taraflı tarafsız. Maç esnasında bu sesleri duyunca, hayli üzüldüm. Elbette ben de herkes gibi, "uzaylı" performansını göstermesini bekliyordum ondan. Yer yer gösterdiği performansı 90 dakika içinde golle tamamlayamayınca, ıslıkların odağı olmaktan öteye gidemedi. Durun, cümleyi toparlıyorum hemen

Gidememişti ki, o muazzam golü geldi. Beni, Dünya Kupasına yeniden bağladı, umutlandırdı, sevdirdi. Tribündeki tosunlar tosunu oğlu da bu etkiyi yaratmış olabilir, bilemiyorum arkadaşlar...


Messi dışında, favori takımlarımdan üçüncüsü olan Arjantin nasıldı?

Vasat. Futbol vasat, istek yok, fazlaca olan kabiliyet kullanılamıyor vs vs... Bir tat eksikliği oldu kesin bu DK takımları arasında. Arjantin, İspanya aksine gruptan çıkarak beni sevindirmeyi, yüzümü güldürmeyi başardı. Lakin bu futbolla, futbolun düşük bütçeli dev takımları karşısında tutunabilmek, hele de final odağına yaklaşabilmek pek mümkünmüş gibi gelmiyor bana.

Erken Ama Haklı Veda: Güle Güle İspanya!


Yılların saygısı vardı içimde İspanya'ya ve onun futboluna karşı. Duyduğum sevgi zaman zaman derinleşerek beni bile şaşırtıyordu. Dile kolay, 6 yılın futbol şampiyonuydu onlar.

2008 Avrupa Kupası şampiyonluğu,
2010 Dünya Kupası şampiyonluğu,
2012 Avrupa Kupası şampiyonluğu,
2014 Dünya Kupası rezaleti.

Sonuç, bir üst paragraftaki fotoğraftaki gibi dramatik oldu işte.
Bana inanır mısınız bilmiyorum ama söylemeden edemeyeceğim. Bana kalırsa, İspanya bu kupayı istemedi. İsteyen adam mücadele etmez mi yahu? Göz göre göre kupaya tutunma şansın ellerinin arasından kayıp giderken, maç çıkışı ağlayarak soyunma odasına gitmenin sana ne faydası olacak sanıyordun?


İspanya, bendeki saygınlığını bir parça da olsa yitirdiği için, çok üzgün ve de kırgınım.
Barcelona'nın çöküşü, ardında milleti takım yıkımını da getirmiş oldu böylece...

Son olarak, yalnızca "devler" ya da favoriler takımları arasından İspanya'nın kaybetmemiş olmasına da sevindim ayrıca. Ona eşliği İngiltere yaptı, çok da güzel oldu.

Ve yine "bana kalırsa" asıl büyüklerin, gerçek Dünya Kupası bu. 
Futbolu seven, az bütçe ve pahalı olmayan isimlerle futbol oynayan, futbola ve emeğe değer veren adamların futbolunu izlemek, birkaç reklam ve markanın arkasına sığınan profesyonelleri izlemekten daha büyük zevk veriyor bana.

Dilerim bundan sonraki günlerde DK daha heyecanlı bir hal alır artık!


Dipnot: Nedense Suarez gol atınca pek bir mutlu oldum. Sormak istediğim şey, gol attıktan sonraki hareketinin anlamı. Bilenlerin paylaşması önemle rica olunur! : )




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...