Egemen Korkmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Egemen Korkmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Kasım 2013 Pazartesi
Günaydın Fenerbahçe!
Bugünkü günaydınım, Emenike ofsayttayken pasını vermeden önce ona eliyle durmasını işaret eden Webo'ya, maçtan maça sevgimin katlandığı Mehmet Topal'a, demir adamlarım Alves, Egemen'e ve son olarak da istediği an kalbimi alıp kendi kalbiymiş gibi kullanabilecek olan Ersun hocama!
Günaydın forma giyemediği maçta sarı kart görüp cezalı duruma düşen Sabri!
-işte böyle, her sene böyle!-
Neler Var:
Alves,
derbi,
Egemen Korkmaz,
Emenike,
Ersun Yanal,
Fenerbahçe,
Galatasaray,
gol,
günaydın,
işte böyle her sene böyle cimboma böyle koyarlar,
Mehmet Topal,
ofsayt,
Sabri,
Webo
6 Aralık 2012 Perşembe
Zirveden Bildiriyorum
Merhaba millet, şimdi sizlere UEFA Kupası C grubunun
zirvesinden yazıyorum.
Burada hava güzel, ortam keyifli. Biraz dumanlı mı
gözüküyor? O gördüğünüz duman son maçın saha içi dengesizliğinden değil, Türk
tribünlerinin efsanesi Fenerbahçe taraftarının, hatta biraz daha
özelleştirirsek Okul Açık’ın meşalelerinden.
Kendi evimizdeki son maça giderken dilimde tek bir şey
vardı: “bu akşam on gol bile yesek üzülmem, kızmam”. Öyle de oldu en
nihayetinde. On değil belki ama üç gol yedik. Ve sahiden de ne üzüldüm ne de
kızdım. Öylesine dalmışım ki tribünün büyüsüne, üstüne üç gol daha yeseydik
yine zerre laf etmezdim.
Neden mi?
Evvela gruptan lider çıkmayı zaten garantilemiş olduğumuz
için.
Heyecanla ve hevesle Recep’in performansını beklediğim için.
Aykut Kocaman böylesine önemli bir maçta genç futbolculara
“şans” verdiği için.
Onların bu şansı ne kadar iyi kullanıp kullanmadıkları
tartışmaya açık elbette. Benim de aklımda, onlardan birkaçını, tam da zirveden sizlere bildirmek.
Bence bu maç, devre arasında takımdan gidecek futbolcuların
kesin olarak belirlenmesi için oldukça idealdi.
Benim gidecekler listem hemen hemen şekillendi.
Öncelikle geçen sene gelmesini öyle çok isteyip, şu sıralar
oynamadığı için futbolu unuttuğunu düşündüğüm Özgür Çek gitmeli; gerçekten
oynayabileceği, kendini geliştirip adından söz ettirebileceği bir takıma.
Sadece biyografisinde ya da iş bilgilerinde üç büyük takımdan biri yazacak diye
yedeğe bile alınmadan ısrarla aynı takımda kalması onun zararına. Fenerbahçe’ye
katacak hiçbir şeyi yok. Bence bu maçın sonunda iyice düşünüp, kendine bir yol
çizmeli.
Aynı şekilde Orhan Şam da gitmeli diye düşünüyorum. Ne iyi
ne kötü. Varlığı yokluğu bir olan adamın Fenerbahçe’de işi olmaz, olmamalı.
Ah Bienvenü! Onu izledikçe, Guiza’yı nasıl gönderdik biz
diye içim yanıyor resmen! Adam kaleciyle teke tek kaldığında bile durup
dururken düşebiliyor. Zaten duyduğum kadarıyla devre arasında makul bir fiyata
“elden çıkarılacak”.
Artık yaşı gelmiş geçmiş, UEFA maçında bile yedek olan Semih
de bence bavulunu toplayıp gitmeli. Artık takımın onu göndermesini beklememeli.
Oynayacak kaç senesi kaldı bilmiyorum ama iki yıl bile olsa, forma şansı
bulabileceği bir takıma gitmeli.
Egemen, Selçuk Şahin, Baroni, Recep Niyaz, Kuyt benim
vazgeçilmezlerim! Mehmet Topal’a ise tahammül bile edemiyorum. Kaç zaman oldu
ve ben hala onu niye transfer ettiğimizi anlamadım.
Krasic’e değinmemek de haksızlık olur. Daha önce
söylemiştim, şimdi de tekrarlayayım: Sonsuza dek sabredebilirim ona!
Özetleyecek olursam maçta üzüldüğüm tek şey Stoch’un
çıkarılmasıydı. Takımın koşan tek adamı, en azından bu maçta çıkarılmayı hak
etmedi.
Ve tek dileğim, Göztepe maçına bu kadroyla çıkmamamız…
Zirveden bildireceklerim şimdilik bu kadar. Türkiye’nin
gururu Fenerbahçe Avrupa yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor.
Başarısı daimi, vuruşları keskin, attıkları gol olsun!
Bize bu gururu yaşattığın için teşekkürler Fenerbahçem!
Neler Var:
Aykut Kocaman,
Bienvenu,
Dirk Kuyt,
Egemen Korkmaz,
Fenerbahçe,
Göztepe,
Guiza,
lider Fenerbahçe,
meşale,
Okul Açık,
Orhan Şam,
Özgür Çek,
Recep Niyaz,
Selçuk Şahin,
Stoch,
UEFA Avrupa Ligi,
zirve
2 Ağustos 2012 Perşembe
Gerçekten Egemen Mi?
Eğer bir sonraki gün maç olduğunu bilip gece heyecandan uyuyamıyor ve maç sonu içinizde binbir sıkıntı ile aynı yatağa uykusuz dönüyorsanız, geçmiş olsun.
Siz de Fenerbahçelisiniz.
Kadıköy'de nasıl bıraktıysak Fenerbahçe'yi, dün yine öyle bulduk. Farklılıklar da vardı elbet. Mesela orta saha yoktu dün. Günlerce bas bas bağırıp “Emre'yi göndermeyin” derken bunu bilerek konuşuyorduk işte. Daha ilk resmi maç diye defansa çekilebilirsiniz ama kısa sürede pes edersiniz. Çünkü Mehmet Topal'ı biliyor, tanıyoruz. Ve hepimizin bildiği bir başka şey ise, Emre'nin topal halinin bile Mehmet'ten iyi olacağı...
Sahada güzel şeyler de vardı. Binbir umur Alex vardır mesela. Sanki onuncu sezonunda Fenerbahçe forması giyiyor olan Kuyt vardı sonra. Bekir bir de... Hasan Ali içinse ayrıca bir parantez açmak istiyorum. Adam o kadar rahat, o kadar iyi oynuyor ki! Onun oyunu karşısında bana sadece bozulmamasını dilemek kalıyor.
Ancak dün sahada öyle çok yanlış vardı ki, güzelliklerin üstü de çabucak örtüldü. Yazının başlığına bakıp, Egemen'den bahsedeceğimi düşündünüz değil mi? Ama hayır, bahsetmeyeceğim. Maç esnasına Egemen kendinden öyle çok bahsetti ki, bana gerek bile kalmadı.
Bizim en büyük sorunumuz ne, biliyor musunuz? Hataları söylemekten kaçınmak. Evet, belki bizler söyleyince ya da yazıp çizince bir şeyler değişmeyecek ama hatanın üstünü tekrar tekrar örtmek, hata yapmaktan daha acımasız.
Bazı kritik maçlar vardır Aykut hoca, ben o maçlarda düzen ve saha futbolu istemem. İyi futbol umurumda bile değildir. Öyle önemlidir ki mesela o maç, ben sadece iyi skor isterim senden. Hoş, bunu ne zaman istesem ikisine de sahip olamıyorum.
En çok da bu geçen iki ay içinde takımın kampta ne yaptığını merak ediyorum hocam. Ateş başı kafası mı?
Son olarak Vaslui takımına değinecek olursam, geçmişi dar bir kulüp olduğundan sanırım, takımın futbolcuları da profesyonellikten oldukça uzaktı. Maçın %40'ını yerde yatarak geçirdiler. Hakem mi? Elbette kart çıkartmadı. Söz konusu Fenerbahçe olunca, rakip hiçbir zaman tek olmuyor ne yazık ki.
Bazen yanlış seçimler ve bu seçimlerin doğurduğu hatalar, bazı horozları kendi çöplüğünde ötmeye mecbur bırakır. Ne diyelim; kendi çöplüğümüzün dar geleceğini anlayıp, ona göre oynayacağınız bir rövanş maçı olsun..
Neler Var:
Alex,
Aykut Kocaman,
Bekir İrtegün,
Dirk Kuyt,
Egemen Korkmaz,
Emre Belözoğlu,
FC Vaslui,
Fenerbahçe,
hakem,
Kadıköy,
Mehmet Topal
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



