Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2014 Cumartesi

Bir Yanım Rodriguez, Diğer Yanım Neymar


Tabii Mesut'u da unutmamak lazım. Bu adamı seviyorum gerçekten. Futbolunu, zekasını, başarısı ve giydiği her formada "olmazsa olmaz" sıfatını kazanabilmesini seviyorum. Geçenlerde Twitter'da Mesut hakkında yazılanlara bakarken, bir yorum gördüm. Yanlış hatırlamıyorsam şöyle idi: "Türk olduğu halde Alman milli takımını seçen bir adam gol attı diye neden seviniyorsunuz?"
Bu düşünce bana ters. Şartların gerektirdiği ölçüde yaşıyor Mesut, kendisine ve futboluna en uygun hayatı ve yeri seçerek doğruyu yapanlar arasında bence. Hiç tanımadığımız futbolculara sempati duyup destekleyebiliyoruz da, kendi evladımız Mesut'u mu desteklemeyeceğiz?

Almanya-Fransa maçı içi söyleyebileceğim tek şey, Löw'ün klasik taktiğine dönme işini geçe bıraktığı, ama neyse ki geç kalmadığı... Ben de birçoğunuz gibi, iyi oynayan Fransa'nın, dağınık oynayan Almanya'yı eleyip yarı finale yükseleceğini düşünüyordum lakin, Löw soldan vurmayı başardı bu kez.


Çılgınlar gibi Brezilya'nın kazanmasını istiyor, ancak Kolombiya'nın alacağını düşünüyordum. Yedinci dakikada gelen erken gol ve ikinci yarıda serbest vuruştan harikalar yaratan David Luiz golünden sonra, yarı finale yüklesen benimkiler oldu. Ama sevinemedim. Yine sevinemedim!

Önce Neymar'ın iç kanatan o kıvranmaları, ardından maç bitimiyle çocuk gibi ağlayan Rodriguez beni bitirdi...
İyi oynayan Brezilya karşısında direnememiş olabilir Kolombiya ama turnuvanın en güzel takımlarından biri oldu, bunu göz ardı etmemiz imkansız. 
Neymar için çok üzgünüm. Bu sabah, omur iliğinde kırık olduğunu öğrendiğimizde resmen içim parçalandı. Daha gencecik, futbolun harikası olma yolunda bir futbolcuydu zira. Tez zamanda iyileşmesini diliyorum...



Her futbolcu sakatlandığında üzülüyorum elbette ama bu futbolunu izlemeye bayıldığımız adamlara en ufacık bir şey olduğunda nasıl korkuyorum anlatamam! 

Yani kısacası, ne maçtan bir şey anlayabildim ne de istediğim takımların yarı finale çıkmalarından. Dilerim bu akşam da Arjantin ve Kosta Rika yarı finale, sakatlıksız kartsız çıkarlar da, sevinebilirim!





14 Haziran 2014 Cumartesi

Robben vs Casillas



Maçtan söz etmeye başlamadan evvel, şu görsele değinmek istiyorum. Böyle gol sevinçlerine hastayım, kim ne derse desin! Ve sırf Kuyt'ın o gülen yüzü için, İspanyacığım kaybetti diye için için üzülmedim sanırım.

Bakalım, maçta neler olmuş?

Madde madde gidersek, sıralamam şöyle olacaktır:

- Formalar çok vasat. Hatta öyle vasat ki, Fransa-İngiltere maçını izliyormuş hissi uyandırdı bende.
- Daha az evvel, "hakemlerden çok konuşacağız sanırım" dedim mi, demedim mi!
- O gol, gol değil... Sen faul'e nasıl gol dersin? Neden dersin?
- Casillas'a bi haller olmuş ama haydi hayırlısı bakalım. Hayır, özel gününde falan diyeceğim adam için, yakışık almayacak.
- Robben... Daha maçın ilk anlarında sahanın ortasına oturup ayakkabısıyla uğraşması belki çoğunuza itici gelmiş olabilir ama bende sempati uyandırdı açıkçası. Tabii sonrada makineleşip art arda gol sıralayacağını bilmiyordum...
- Torres bitmiş? Hiç söylemiyorsunuz!
- Son dakikaya kadar, önde olduğu halde mücadele eden Hollanda ve karşısında, yenik durumdaki İspanya ve sıfır mücadele. Dilimin ucundan "hak ettiniz" geçiyor ama sus Arzu diyorum yine de!


İspanya için "son dünya şampiyonu" düştü demek falan doğru değil bana kalırsa. Henüz yolun çok başındayız ve ne olacağını futbol gösterecek!

8 Haziran 2014 Pazar

Arada Kalmışlıkla 2014 Dünya Kupası




Uluslararası futbol mücadelelerinde Milli takımımız yer almıyor ise, tarafım ve rengim daima İspanya'dır. Şimdiye dek siz blog okuyucularım buna defalarca kez şahit oldunuz zaten. Ancak bu yıl oynanacak Dünya Kupası benim için büyük bir taraf karmaşası...

Evvela Maradona, hemen ardından Messi ile büyük bir sempati duyduğum Arjantin, İspanya ile eş değer olmasa da daima kupa favorilerimden olmuştur. Şimdi ise asıl karmaşayı, her birimizin gönlünde büyük yer eden ve kupaya ev sahipliği yapan Brezilya yaratıyor. O yüzden buraya rengimi değil, aklımdaki karmaşayı belli eden bir fotoğraf ekledim...

Normal şartlarda Dünya Kupası herkes için heyecan ve hevesle beklenen, muazzam bir ay yaşatacak bir organizasyondur. Ancak Brezilya'da yaşanan olaylardan sonra, sanırım maçları izlerken bir yanımız daima buruk kalacak...

Ve bir de bu tarz organizasyonların, özellikle de genç futbolcular açısından büyük bir önem taşıdığını söylemek yanlış olmaz. Zira her takım, kupa performansına göre transfer alanını belirleyecektir. Yıldızı parlayanlar, bu kupayla milli takımdaki hayatına son verecek olan ve dahası...

Umuyorum ki güzel, seyir zevki doruklarda olan bir Dünya Kupası izleriz.
Ve de aklımı karıştıran üç takımdan biri, bu muazzam kupanın sahibi olur...

5 Eylül 2010 Pazar

Türkler Sizinle Kafa Buluyor!


Şampiyonanın kendi ülkemizde gerçekleştirilmesinden midir, henüz anlayamadım ama nasıl bir istek ve azimle alıyoruz bu maçları, hayret edilir doğrusu!
Bu akşamki Fransa maçını bir kenara koyuyorum, önemi büyüktü zira. Çeyrek finale ulaşmadaki tek engelimiz Fransa'yı 95'lik pota vuruşlarımızla "ortadan kaldırdık."
Dedim ya, bu akşam ki maç sahiden de çok önemliydi. Dünyanın gözü üzerimizdeydi! Dev Adamlarımız bu akşam basketbolda 2010'a damgasını vurmak için ter dökerken, 2 gün sonra Belçika'yı evinde ağırlayacak olan milli takımımız da basketbolcularımıza destek için oradaydı! Hop oturup hop kalktılar, büyük ilgi ve dikkat ile maçı seyrettiler. Eminim bu maç onlar için  moral deposu olmuştur.
Maça zaten "kazanma" odaklı çıkan millilerimiz ilk periyoddan sona kadar elinden bırakmadan savaştı. En nihayetinde de maçı almayı bildi! Keyiften eridik bittik biz, eminim siz de öyleydiniz! Bu leziz maçta aldığımız 95-77'lik Fransa galibiyetinden sonra çeyrek finale yükselmeyi hak ettik. Demiştim size, millilerimizden bu sene çok şey bekliyorum diye, alın daha hiç yenilgi yüzü görmeden çeyrek finale adımızı yazdılar!
Kerem'in sakatlığından sonra içim yanmadı değil...
Sıradaki mç Slovenya ile... Haydi 12 Dev Adam! Yüzümüzü gururla aydınlatmaya devam!

Türkler uçuyooo!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...